Kullanıcı Değerlemesi:  / 14
Kötüİyi 

  

 

   Atatürk Alevimiydi        

 

           Mustafa Kemal’in soyu Anadolu’ya dayanmaktadır. Yörük Türkmen kökenlidir. Mustafa Kemal’in mensup olduğu soya Kızılcalı Türkleri denir. Oğuzların kızıl oğuz boyundandır. Kızılca bölüklü, Kızılcaörenli adı da verilir. Selanik’teki kayıtlarındaysa ”Karakocalılar” olarak geçmektedir. Mustafa Kemal’in sülalesi olan Kızılcaoğulları, Rumeli Aleviliğinin Anadolu koludur. Bu kolun anayurdu Tokat –Almus Tozanlı vadisidir. Bugün burada yaşayanların tümü de Alevidir. 

                Bu bölgeye yerleştirilen Yörük Türkmen boyları 1410 yıllarında Tokat, Çorum, Amasya, Sivas ve Reşadiye dolaylarındaki Kızıl Özenliler yurdu olarak bilinen bölgede “Kızıl Ahmetliler Beyliği” adıyla bir beylik kurmuşlardır. 

              Osmanlı Hükümdarlarından II.Murat’ın Amasya Valisi Yörgüç Paşa’nın bu beylik üzerine düzenlediği sefer sonucunda beylik ortadan kaldırıldı. Kızıl Ahmetliler beyliği halkının bir kısmı zindanlara doldurularak, dumandan boğdurularak öldürülmüştür. Bir kısmı da Anadolu’ nun çeşitli yerlerine dağıtılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün baba soyu, Bu olay nedeniyle Konya'ya yerleşmiştir... 

           Bundan sonraki tarihsel süreç içerisinde, Fatih Zamanında Rumeli'nin Türkleştirilmesi sürecinde aile, Konya/Karaman'dan gelerek Manastır Vilayeti'nin Debre-i Balâ Sancağı'na bağlı Kocacık'a yerleşmişlerdir. Kocacık, bugünkü Makedonya Cumhuriyeti'nde Arnavutluk sınırına yakın olan Debre şehrine bağlı bir nahiyedir. Aile sonradan (muhtemelen 1830'larda) Selanik'e göç etmiştir.

               Mustafa Kemal’in dedesi Kırmızı Hafız Ahmet’tir. Mustafa Kemal’in Nüfus kayıdı “Yörük tayifesinden “ diye geçmektedir. Mustafa Kemal’in babası da nüfus kütüğünde Kızılhafız oğlu Ali Rıza diye yazılmaktadır. Mustafa Kemal, on yaşlarında Selanik’teki Kızılbey sokakta bulunan ilkokula yazılmıştır. Kızıl sözcüğü genellikle Alevi Bektaşilere takılan bir addır. Mustafa Kemal’in babasının ismi Ali Rızadır. Ali Rıza, Ehli beyt soyunun Sekizinci İmam’ın ismidir.

              Mustafa Kemal’in duygu ve düşüncelerinde Namık Kemal’in büyük tesiri sözkonusudur. Namık Kemal de bir Bektaşi idi. Yine Bektaşi olan Abdulkerim Paşa’nın Mustafa Kemal’le yazışmalarında, özel Bektaşi şifreleri kullanmaları onun Bektaşiliğine dair bir kanıt olarak ileri sürülen bir başka kanıttır.. Zira bu şifreler tarikata girmeyen kimseye verilmezdi..

              Falih Rıfkı Atay, "Çankaya" kitabında, Kılıçoğlu Hakkı'ya atfen, Mustafa Kemal'in, Harbiye yıllarında tatillerde Selanik'e geldiğinde, Bektaşi Şeyh Rıfat Efendi'nin tekkesine gidip, dervişler halkası içinde ayinlere katıldığını yazar. Mustafa Kemal de Nutuk'ta, Selanik'ten arkadaşı olan Abdülkerim Paşa ile telgraflaşmalarını anlatırken Paşa'nın, kendisine "Kutb-ul akrap" yani "Kutuplar kutbu" diye hitap ettiğini anlatır. Bu Bektaşiliğin en üst derecesi için kullanılan bir terimdir..

Kaynak: 

1-Türk Kültürü Dergisi, "Atatürk'ün baba soyu" Sayı; 145

2-Falih Rıfkı Atay, "Çankaya" 

3-Mazhar Müfit Kansu , Atatürk'le Beraber, 1986

4-Mete Tuncay , Milliyet sanat sayı:246.s:25

5-Mustafa Cemil Kılıç, Laik Türkiye İçin Yükselen Alevilik, s. 193.-204

6-Cemal Şener, Atatürk ve Aleviler, Ant yayınları, s.14

7-A. Celalettin Ulusoy, Hünkar Hacı Bektaş Veli ve Alevi – Bektaşi Yolu. S.104.

8-Ankara, Atatürk ve Aleviler, Can Dündar

 

Prof. Dr. Yaşar N. Öztürk Tarih Boyunca Bektaşilik s. 204. sayfasında şöyle diyor.

"...Atatürk'ün, andığımız devrede, başlattığı harekete destek sağlamada, yanına almakta büyük yararlar gördüğü dinsel kadrolar içinde Bektaşi'lerin ön sırayı tuttukları anlaşılıyor. Bu öylesine belirgindir ki, bazı yazarların bu olguya takılarak Atatürk'ün bir "bektaşi" olduğunu söylemeleri mümkün hale gelmiştir." (1)

           Prof. Dr. Öztürk'ün bazı yazarlar bu olguya takılarak "Atatürk'ün bir ‘bektaşi" olduğunu söylemeleri bile mümkün hale geldi dediği yazar; 1977 yılında yaptığı; "İslam et Jeunnesse en Turquied'aujourd'hui" adlı eseri ile tanınan Sabine Dirks'dir. S. Dirks, Atatürk'ün Bektaşi olduğunu savunan yazarlardan birisidir. (2)

             Gene bir başka batılı sosyal bilimci ve Anadolu'da Alevilik-Bektaşilik konularının da araştırmacısı; John Kingsley Birge; The Bektashi Order of Dervishes adlı kitapta Atatürk ve Alevilik ilişkisini şöyle değerlendiriyor: 

"Cumhuriyet ilkeleri ile Bektaşilik ilkeleri bir ve aynıdır. O halde Bektaşilere göre, Cumhuriyetin gelişi ile tarikata ihtiyaç kalmamıştır. Çünkü amaç gerçekleşmiştir." (3) 

         Mustafa Kemal ile Anadolu Alevi Bektaşiliği'nin milli mücadele sırasındaki karşılaşmasını araştırmacı yazar Adil Gülvahaboğlu şöyle ifade ediyor: 

"...Mustafa Kemal'in arayışı Bektaşi toplumunda yaşıyordu. Tarihte pratiğinde vardı. Ancak hukukileşmesi ve siyasallaşması gerekiyordu. Mustafa Kemal bunu yaptı... Lâiklik, bağımsızlık, dilde ve kültürde ulusçuluk, halk egemenliğine geçiş, kadın hakları... gibi yeniliklerdeKemalist güç Bektaşilik kaynağına dayanıyordu..."(4) 

           Anadolu Alevileri, tarihte Osmanlı'nın her türlü toplumsal haksızlığına karşı başkaldırdıkları için sayısız kitle katliamına uğramışlardır. Yaşamlarını sürdürebilenler de kendilerini Osmanlı'dan saklamak için kuş uçmaz, kervan geçmez, köy, mezra, kom ve yaylaklarda her türlü toplumsal nimetten uzak yaşamlarını sürdürmeye çalışmışlardır

             Halifeliğin osmanlıya geçişinden beri bu yönetime karşı mücadele veriyorlardı. Bu nedenle; paşidaha, hilâfete ve emperyalizme karşı savaşa girecek olan Mustafa Kemal ve kadrosu için en doğal güç; Rumeli ve Anadolu'daki Alevi halk idi. Milli Kurtuluşçu kadro ve Alevi-Bektaşilerin düşmanı ortak idi. 

          Alevi-Bektaşilerin Atatürk sevgisi bugün Anadolu'nun taşına toprağına, uçan kuşuna, esen yeline sinmiştir. Hacıbektaş'taki ardıç ağacından, Kazdağı'ndaki yörük çadırına kadar bu böyledir. 

 

Kaynaklar:

1-Prof. Dr. Yaşar N. Öztürk Tarih Boyunca Bektaşilik s. 204

2-Sabine Dirks, İslam et Jeunnesse en Turquied'aujourd'hui

3-John Kingsley Birge; The Bektashi Order of Dervishes

4-Adil Gülvahaboğlu,HacıBektaş Veli s. 190

 

            Kurtuluş savaşının en başından itibaren Aleviler Ata'nın yanında yer almıştır.. simdi size, Atatürk'ün Hacı Bektaş dergahına uğraması ve Buradaki dede-baba tarafından hacı Bektaşa bağlı Tüm ocaklara gönderilen Emir nameden bahsetmek istiyorum..

....Mustafa Kemal Paşa, Hacıbektaş'ta bir gece kalmış, harem dairesinde ağırlanmıştır. 24 Aralık 1919 Cuma günü de Hacı Bektaş Veli'nin türbesini ziyaret etmiştir. Mustafa Kemal Paşa, Çelebi Cemalettin Efendi ve Salih Niyazi Baba arasında yapılan üçlü görüşmeyle Dergah Paşa'ya destek sözü vermiştir. 

            Nitekim TBMM açıldığında Çelebi Cemalettin Efendi Kırşehir Mebusu ve TBMM başkan vekili olarak mecliste yer almıştır. 

            Çelebi Cemalettin Efendi'nin vefatının ardından Çelebi olan Veliyyettin Efendi 25Nisan 1923 tarihinde yayımlanan ve Alevileri TBMM Hükumetini desteklemeye çağıran bildirinin sahibidir. Bildiri şöyledir: 

"....Anadolu'da Bulunan Dedem Hacı Bektaş Veli Hazretlerine Samimi Sevgisi Olan Bütün Ocak Sahibi Sevenlerine: 

          Bu milleti tekrar dirilterek bağımsızlığımızı temin eden, varlıkları tüm İslam milletinin övünç kaynağı olan, Türkiye Millet Meclisi Reisi, Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'nin yayımlamış oldukları beyanname hepimizin malumudur. 

             Gazi Paşa'nın vatanın yüceltilmesive geliştirilmesi için bizlerden istemiş olduğu tüm arzularını yerine getirmek boynumuzun borcudur. Milletimizi kurtaracak ve bizleri mutluluğa eriştirecek, ancak onun yüce fikirleridir. Bunu inkar edenlerin bizimle kesinlikle ilgisi yoktur. Yüce tarikatımızın tüm mensuplarına, Gazi Paşa Hazretlerinin işaret ettiği adaylardan başkasına oy vermemelerini, vatanımızın kurtuluşunun ancak bu şekilde gerçekleşebileceğini özellikle tavsiye eylerim. 

             Bu vasiyetlerimi tutmayanlar bizden değildir. Hak erenler onlara hiçbir zaman yardım etmez. Yine söylüyorum ki, bu vatanı ve milleti kurtaracak ancak Mustafa Kemal Paşa'dır. Onunla beraber olanlar ise, mukaddes vatanımızın has evlatlarıdır. Hiçbir kimsenin sözünü dinlemeyiniz. Sözümden hiçbir şekilde dışarı çıkmayınız. Sizin mutluluğunuzu düşünen, sizi kölelikten kurtaracak olan, ancak Büyük Millet Meclisi Reisi ve hepimizin büyüğü olan Mustafa Kemal Paşa Hazretleridir...." 

Allah Eyvallah

Kaynak:

Mazhar Müfit Kansu (Atatürk'le Beraber, 1986)

 

TAMİM:

"... Şimdiye kadar memurların Alevi kızlar ile evlenmesi ve Alevi çocukların mektebe alınması yasak eilmişti..

Bu yasaklar kaldırılmıştır.

badema dini nikahların İmam cafer mezhebi ile kıyılmasını bütün vilayet ve kaza müftüleri ile köy imamlarına kadar iblağını rica ederim..."

Gazi Mustafa Kemal

        Mustafa Kemal'den önce Aleviler memuriyete alınmıyor.. Hatta memurların Alevi kızlar ile evlenmesi bile yasaklanmıştı.. yine Alevilerin okutulmaları da yasaktı..

          Mustafa Kemal tüm haksızları giderendir... Alevileri eşit vatandaş statüsünde kabul ettirendir.

 

Kaynak: 

1-Üç Mart 1341 tarihli Büyük Millet Meclisi " Muaviye taraftarlarının Muaviye Lehine ( Dini esasları tahrif ettiklerine) dair alınan kararlar hakkında" tamim kararı

2-Kur'an'da Hikmet, tarihte hakikat, halil ÖZTOPRAK, s. 7

3-Kur'an da İbadet Müslüman'a Saadet,halil ÖZTOPRAK, Hüseyin Erdoğan s. 36

 

Atatürk'ün Çocukluğu ve Bektaşi Dergahı Geçmişi

                Kılıçığlu Hakkı bey Atatürk'ün çocukluk arkadaşlarından olup, geçmişini en iyi bilenlerdendir...

                Selanikte Mustafa Kemal'in ailesinin bağlılık ve saygı duydukları Bir bektaşi Şeyh'i vardır: Şeyh Rıfat Efendi...

             Şeyh Rıfat Efendi, orada kendi adıyla anılan bektaşi dergahının Şeyhidir. Kılıçoğlu hakkı bey'in de kayın babası olan Bu bektaşi şeyhi, Zübeyde hanımın evliliğinde aracı olacak kadar aileye yakındır..

              M. kemal, idadi ( lise) ve harp okulu yıllarında, yaz tatillerinde Selanik'e geldiğinde, şeyh Rıfat Efendi'nin bektaşi dergahına devam etmektedir.

                 Kılıçoğlu Hakkı bey'in yazar Falih Rıfkı Atay'a yazdığı mektubunda Atatrük'ün bu yanı şöyle dile getirilir:

"... Ailecek pek yakındık. Zübeyde Mollayı ikinci defa kocaya veren benim büyük kaynatam şeyh Rıfat Efendi'dir.

              Mustafa kemal tatillerde selanik'te sılaya geldiği vakit büyük kaynatamın tekkesine gelir, ayin günlerinde dervişler halkasına katılarak, hûuu diye kanter içinde kalıncaya kadar döner, durudu.."

 

Kaynak:

1-Falih Rıfkı ATAY, ÇANKAYA, bateş yayınları, İst. 1980, s. 31.

2-Baki ÖZ, Hz. Ali'den M. Kemal'e Aleviliğin Tarihçesi, Can yayınları, S.142-143

 

Bektaşi Dergahı Piri Cemalettin Efendi ve Mektupları

"... Vatan çaresiz ve perişanken siz ve arkadaşla Alevi-Bektaşiler, Kurtuluş savaşının her safhasında, Mustafa Kemal'in yanında olmuşlardır..

               Nitekim, isterseniz; Cemaletttin Efendi'nin Ali Fuat Paşaya gönderdiği bir mektuptan bir bölüm sunalım:şahsınız, vatanı kuırtarmak için meydana atıldınız. Üçüncü ordu eski müfettişi MUSTAFA KEMAL PAŞA ve eski bahriye nazırı Hüseyin Rauf Bey'in etrafında toplanarak, bağımsızlık ve özgürlüğümüzü sağlamak yolunda Tanrı'nın takdirini ve ulusun hayranlık ve minnetine sahip olan kutsal bir emeği yürütüyorsunuz. Bu gerçek artık ulusça bilinmektedir. ben ve bütün din kardeşlerimiz, bütün varlığımızla sizlerin yanında yer almak ve her özveriyi kucaklamak çabasındayız...."

HACIBEKTAŞ DERGAHI POSTNİŞİ CEMALETTİN EFENDİ

7 ARALIK 1919

kaynak:

1- Baki ÖZ, Hz. Ali'den Mustafa Kemal'e Aleviliğin Tarihçesi. s.148

 

  

Live visitor conversion tracking, Counter, Anti-spam, Heat map, SEO
Ankara escort İzmit escort Gaziantep escort Kuşadası escort İstanbul escort ankara escort Escort bayan İstanbul escort